Ana sayfa
13
09.09

Zonguldak’tan ilk izlenimler


Bugün Furkan’ı Karaelmas Üniversitesi’nde okurken kalacağı yurda bırakmak için Zonguldak’a gittik. Bu vesileyle hayatımda ilk kez Zonguldak’ı gördüm.

Zonguldak herkesin de bildiği gibi madeni bol olan bir şehir olduğundan hemen her yerde maden ocakları, iş makineleri ve kötü bir görüntü var. Fakat Türkiye’nin hemen hemen tamamını oluşturan kömür yatakları Zonguldak’ta olduğundan bu görüntünün böyle olması çok normal. Tabi her yeri o kadar kötü görünmüyor. Maden ocakları dışında hafif nemli ve yemyeşil bir şehir. Denize kıyısı olması da şehre apayrı bir güzellik katıyor.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi denize çok yakın, denizden biraz yukarda ve yeşilliği bol olan bir üniversite. Bölümlerin içerisini görmedim fakat dışarıdan gayet güzel görünüyordu. Burada okuyacak olan iki arkadaşım bana göre çok şanslı. Çünkü üniversitenin yeri gerçekten çok güzel. Ayrıca şehrin merkezinde olduğu için şehrin tüm olanaklarından faydalanılabilir.

Zonguldak’ta her şey güzel fakat dikkatimi çeken ve hoşuma gitmeyen bir durumla karşılaştım. Zonguldak’ta nedense sadece merkezde trafik ışıkları var. Hatta merkezde bile bazı gerekli yerlere trafik ışığı konmamış. Durum o kadar vahim ki trafik sıkıştığında bir vatandaş gönüllü olarak trafik polisliği yapıyor. Belediye Zonguldak’ı güzelleştirmiş fakat trafik ışıklarını unutmuş sanırım.

Bunların dışında Zonguldak bastonu ünlü bir şehirmiş. Bana çok ilginç geldi. Bastonları severim.

Dinçer Akbir‘in isteği üzerine Zonguldak’ta edindiğim izlenimleri paylaştım. Turgut Sarıçam, Ankara :)

11
09.09

ODTÜ’den ilk izlenimler


Bugün ODTÜ tanıtım programı vesilesiyle ODTÜ’ye gittim. Güven Park’tan dolmuşa bindim, bölümümün kapısında indim. Fakat bölümün kapısında inilmiyormuş, duraklar varmış. Saolsun dolmuş şoförü sert bir dille “ODTÜ’de istediğin yerde inemezsin, orda durak vardı niye inmedin?” şeklinde beni uyararak bunu hafızama kazıdı. Neyse, ben de geç olmadan öğrenmiş oldum.

İlk olarak sayın bölüm başkan yardımcımız bölüm amfimizde bize kısa bir açıklama yaptı (Amfimiz de güzel, sıralar çok rahat, masalar da bir karıştan daha geniş. E daha ne olsun.). Daha sonra maden mühendisliği okumuş ve araştırma görevlisi olmuş başarılı kişilerle laboratuvarlarımızı gezdik. Kaya mekaniği, cevher hazırlama, havalandırma ve adı aklıma gelmeyen birkaç tane daha laboratuvarı gezdikten sonra ODTÜ’nün geri kalanını gezmek için yola koyulduk. Bizim bölümümüzün ODTÜ’nün diğer ucunda olması dezavantajı nedeniyle ben dahil tüm bölüm arkadaşlarımın ayaklarına kara sular indi. ODTÜ’yü baştan aşağı gezdikten sonra köfte ekmek ve kola sayesinde enerjimi toparladım. Tüm bu yorgunluğun sonunda sanırım güzel bir şeyler oluyordu.

Karnımı doyurduktan sonra kültür ve kongre merkezine gittim. Salonda kendime güzel bir yer bulduktan sonra programın başlamasını beklerken biraz kitap okudum. Birkaç dakika sonra ODTÜ rektörü Sayın Prof. Dr. Ahmet Acar bize üniversite hakkında biraz bilgi verdi. Kısa bir konuşmanın ardından ODTÜ topluluklarının gösterileri başladı.

İlk olarak sahneye caz topluluğundan birkaç kişi çıktı ve caz yaptı ( :) ). Daha sonra break dans, çağdaş dans, modern dans, klasik müzik gibi birçok topluluk gösteri yaptı.

Neticede:

  • ODTÜ kocaman, yemyeşil ve çok güzel bir yer.
  • ODTÜ’de okumak dışında birçok faaliyet gerçekleştirilebilir. Zaten üniversiteye sadece okumak için gidilmeyeceğini hepimiz biliyoruz.
  • ODTÜ’de bir bölüm kazanmak ve ODTÜ ortamına girmek gerçekten çok güzel.
  • ODTÜ’de arkadaşlarınla karşılaşmak güzel bir şey.
  • ODTÜ’nün tamamını bir günde gezmeye çalışmayın.
  Ben

  • Sitemi nasıl buldunuz?

    Sonuçlar

    Loading ... Loading ...


Son yorumlar

Son yazılar

Twitter

Wordpress'i seviyoruz
Tasarım: Turgut Sarıçam
Tüm hakları saklıdır. Kimse bulamaz.