Ana sayfa
15
07.10

Alışveriş Merkezleri


Alışveriş MerkeziAlışveriş merkezleri son yıllarda, sözde gelişiyoruz ya işte o yüzden, bir grip salgını gibi yayılmaya başladı. Ankara’da yaşadığım için Ankara’dakilerden örnek vereceğim. Sadece Eskişehir yolu üzerinde Armada, Via Life, Cepa ve Kentpark olmak üzere tam 4 tane alışveriş merkezi var. Cepa ile Kentpark, Armada ile de Via Life dip dibe.

Son günlerde alışveriş merkezlerine işim çok düştü. Elektroworld ve Mediamarkt gibi teknoloji aletleri satan mağazalar her yerde bulunmuyor. Her neyse. Bu taş yapılarda ilgilimi çeken ilk şey neredeyse hiçbir mağazanın Türkçe adının olmaması, hadi adını geçelim, vitrinlerin camındaki yazıların dahi İngilizce olması. Mesela “%25 indirim” yazmıyorlar, “sale 25%” yazıyorlar. Sadece bu değil tabi İngilizce olan. Geri kalan yazılar da İngilizce. Fakat artık onlara alıştık, dikkatimizi çekmiyor(!).

Anlamadığım bir diğer nokta ise insanların sırf dolaşmak için alışveriş merkezine gitmesi. Sırf dolaşmak diyorum, çünkü alışveriş merkezine gidip alışveriş yapan insan nadir. Mağazalardaki çalışanlar sürekli vitrinlerin camlarını silip duruyorlar.

Son olarak da insanlar neden taş bir yapının içine tıkılıp kalır onu anlamıyorum. Alışveriş merkezlerinin koridorları resmen tavanı olan birer sokak haline gelmiş. Bazı çocuklar patenlerini, kaykaylarını getirip alışveriş merkezinin koridorlarında eğlenmeye çalışıyorlar. Bazı insanlar koridordaki bir koltuğa oturup saatlerce gazete okuyor. Yeşil olan şeyler sadece vitrinlerdeki kıyafetler. İnsanlar doğadan kaçıyor. Zaten büyük şehirde doğaya dair pek bir şey yok, bir de gidip alışveriş merkezlerine tıkılıyorlar.

Gelişmişlik bu olsa gerek. Teşekkürler.

11
07.10

Flixster Nedir?


FlixsterBu yazımda Flixster‘ın Facebook uygulamasından bahsedeceğim. Uygulamanın adı Movies, yani filmler.

Bu uygulama sayesinde filmlerin tanıtımlarını izleyebiliyor, filmi izleyen diğer kişilerin film hakkında ne düşündüklerini puanlama sistemi yardımıyla görebiliyor, filmleri puanlayabiliyor, arkadaşlarınızın izlediği filmleri görebiliyor, filmlerle ilgili çeşitli anketler ve testler çözebiliyor ve daha birçok şey yapabiliyorsunuz.

Uygulama çok iyi bir film veritabanına sahip. Hemen hemen her filmi bulabiliyor ve bu filmlerin konularını okuyup tanıtımlarını izleyebiliyor, hangi aktörlerin rol aldığını, hangi filmin vizyonda olduğunu, hangi filmin vizyona gireceğini, vizyona giriş tarihini ve son zamanlarda hangi filmin DVD’sinin çıktığını görebiliyorsunuz. Filmin diğer kullanıcılar tarafından kaç puan aldığını görebiliyor ve film hakkındaki yorumları okuyabiliyorsunuz. Tabi ki siz de yorum yazabiliyor ve filme puan verebiliyorsunuz.

Uygulamanın en güzel özelliklerinden biri de arkadaşlarınızın filmler hakkında ne düşündüklerini bilmek. Film ile ilgili bilgilerin yer aldığı sayfada, daha önce filmi izlemiş ve değerlendirmiş arkadaşlarınız varsa, onların değerlendirmelerini görebiliyorsunuz.

Uygulamayı eğlenceli kılan bir başka özellik ise arkadaşlarınızın ve sizin ne kadar benzer tarzda film sevdiğinizi göstermesi. Uygulamanın uyumluluk sayfasında sizin ve arkadaşınızın değerlendirdiği ortak filmleri ve filmlere verdiğiniz puanları kategorilendirilmiş biçimde görebiliyorsunuz. Her arkadaşınız için ayrı bir sayfa mevcut. Bu özellik sayesinde film zevklerinizin benzer olduğu arkadaşlarınızın izlediği filmleri öneri olarak alıp izleyebilirsiniz.

Uygulama sayesinde bir takım testlere ve anketlere katılabileceğinizi söylemiştim. Uygulamada kullanıcılar tarafından da oluşturulabilen test ve anketlere de yer verilmiş. Tabi ki onlar da filmler ve dizilerle alakalı. Beyaz perdeyle ne kadar ilgili olduğunuzu bu testlere katılarak görebiliyor ve arkadaşlarınıza meydan okuyabiliyorsunuz.

Uygulamanın özellikleri hemen hemen bunlar. Birkaç özelliğe siz keşfedesiniz diye değinmedim. :)

İzlemek için film bulamadığınız zaman uygulama gerçekten çok yardımcı oluyor. Facebook’taki arkadaşlarımın sadece yüzde yirmiye yakını bu uygulamayı kullanıyor. Uygulamanın Türkler arasında yaygınlaşması gerçekten güzel olurdu. Uygulamanın İngilizce olması yaygın olmamasının en büyük sebebi sanırım. Tabi çok da yaygınlaşmaması iyi olur. :)

05
06.10

Bize ot verin, yeter.


Birkaç gündür Google’ın yasaklanma haberleri ortalıkta dolaşıyor. Haberleri görmediyseniz bile internette dolaşırken sitelerin ne kadar geç açıldığını fark etmişsinizdir.

Evet. Bir yanlışlık yok. Önce Youtube, şimdi de Google. Belki yakında Yahoo, Facebook, Twitter ve geri kalanlar… Peki ne yapmaya çalışıyor bu insanlar? Neden Dünyadan haberdar olmamızı sağlayan siteleri kapatıyorlar? Olay sadece site kapatmak mı? Hayır. Bunların hepsinin mantıklı bir cevabı var. Çünkü burası Türkiye. Hayır hayır. Türkiye demeyelim. Çünkü bu ülkenin başında geri kafalı insanlar var.

Bu insanlar sadece site kapatmıyor. Ülkeyi özelleştiriyor. Her şeyi yabancılara satıyor. Kendi ülkemizde bizi yabancı durumuna sokuyor. Siteleri kapatarak da Dünyadan haberdar olmamızı engelliyor. Bir başka deyişle, sadece kendi söylediklerini bilmemizi istiyorlar. İnternetin yanı sıra bir de televizyonlar var. Televizyon kanallarına neden yasak getirmiyorlar? Çünkü televizyonlar zaten onların kontrolü altında. Peki amaç ne? Koyun yetiştirmek. Küçükbaş hayvancılık yapmak. Onlara ot vermek. Su vermek. Etinden, yününden faydalanmak. Düşünmemelerini sağlamak. Emir vermek, emirleri yerine getirtmek.

E bu ülkede zaten yeterince koyun yok mu? Var. Her seçimde büyük bir istikrar gösterip bu zihniyete oy verenler var. Evde sobası olmayıp bu insanlardan kömür aldığı için oy verenler var. Elektriği olmayıp, bu insanlardan gelen çamaşır, bulaşık makinesine sevinip oy verenler var. Seçim öncesi kaçak inşaata izin verdi diye, kullandığı kaçak elektriğe bir şey demedi diye bu insanlara oy verenler var. Ve bu insanlar her seçimden sonra başına gelenleri her seçim öncesi unutan insanlar. Pardon, koyunlar. Gerçek, has, etli – butlu, bol yünlü koyunlar. Her şeyinden faydalanasını getiren koyunlar.

Bu koyunları yöneten insanlar… Adalet ve kalkınma deyip, kendi yasalarını getiren, kendi adaletlerini uygulayan insanlar. Din işlerini devlet işlerine karıştıran, türbanla, beyaz eşyayla, kömürle oy toplayan insanlar. Çiftçiye söven, askeri aşağılayan insanlar. Zamanında Atatürk’e küfredip, hapis yatıp, sonra da başbakan olan insanlar. Bu insanları yöneten başka insanlar. Çok fazla insan var, sesimizi çıkarmayalım, ot versinler yeter diyen insanlar. Hepsiyle birlikte yaşıyoruz. Burası Türkiye.

Siyaset sevmiyorum. Ama bu ülkenin durumuna çok üzülüyorum. Gidişat beni çok endişelendiriyor. Böyle giderse 20 sene sonra ülke ne olur diye düşünmeden edemiyorum. Aslında söylenecek daha çok şey var. Ama Ergenekon’dan içeri alınırsam diye çekiniyorum(!).

Google Translate neden yasaklanır? – Cem Şancı BLOG | CHIP Online
Google’lar gidip geliyor – Yahoyt.com
Google Servisleri Engellendi Mi? | Webrazzi

  Genel
  • Sitemi nasıl buldunuz?

    Sonuçlar

    Loading ... Loading ...



Son yorumlar

Son yazılar

Twitter

Wordpress'i seviyoruz
Tasarım: Turgut Sarıçam
Firefox kullan, canımı ye.
Tüm hakları saklıdır. Kimse bulamaz.